hd porno

lezbiyen porno esmer porno sarışın porno porno porno izle milf porno konulu porno latin porno
Edebiyat&Şiir

Merve’ye Ağıt

MERVE’YE AĞIT

Temmuz’un onüç’ünde, Henüz Onüç yaşında

Kor ateşlerle yandık, mezarının başında,

Baba ocağında nazenin bir çiçektin sen

Hasretini biz, Derdini sen çektin,

***

Yaz Bahar’ımızı hazan eyledin

Gülen yüzümüzü hicran eyledin

Sen bir Gül idin, gittin Gülüzara,

Tüten Ocağımızı viran eyledin

***

Sen karda açan kardelendin, Bozkırda

Gam gasevet le Hüznün kaldı Gönlümde

Gülerdin hep anlamazdım acep nedendir?

Henüz on üç ‘ünde! Gitmeye acelen nedir?

***

Son gördüğümde lüle lüle sırma saçların,

Ebru gibiydi, siyah hilal kaşların,

Senin acınla eridi Erciyes dağının karı

Bilmem çekilirmi? hasretinin Ahuzarı.

***

Hey haat bu acıya, bizler nasıl dayanalım?

Lakin emri hak öyle buyurdu, sabreyleyelim

Kayseri’den Sivas’a yollar uzadıkça uzadı,

Bilemedik! Ecelin gurbet elde yazıldı.

***

O yuvadan uçan ilk melek sen değildin

Senden önce gidenlere selam diyeydin

Al duvakla yolcu etmek hayalimdin,

Al duvak nasip değilmiş, yeşil sancağa sarıldın,

Senin yerin belli, Uçmağ oldu yurdun.

***

Mustafa BOZKURT

Daha Fazla
Edebiyat&Şiir

ANNEMİN NEFESİ

ANNEMİN NEFESİ

Bu şehir hüzün kokuyor anne
Kaybolmuşum tüm sokaklar karanlık
Düşlerimde üşüyorum
Sıcak bir el arıyorum,
Güneşin tülünü çektim örttüm üstüme
Yoksa o senmisin anne.

Göğsümün avlusunda
Senin sesin mi yoksa yankılanan
Sımsıcak
Yorgun şakaklarıma vuran.

Akşamlar iniyor
Bir tozlu resim bende, gözlerin flu
Yaralı bir kuşum anne
Kimsesiz, çıkmaz bir sokağın içindeyim
Her taraf eşkiya pazarı şimdi
Yalnız bir yaşlı çınarım anne.

Yüzüm gülüyor
İçim bir çürük elma gibi
Ortasında kaldım yalnızlığın
Kimseler görmüyor beni, benden başka.

Uzan yanıma ne olur
Esirgeme dizlerini benden anne
Dayayayım başımı
Okşa o yumuşak ellerinle
Ninniler söyle yine
O sıcak nefesinle…

Halil KUŞ

Daha Fazla
Edebiyat&Şiir

SEN BİLİRMİSİN

SEN BİLİRMİSİN

Sen bilirmisin Gardaş bizim lafları
Hanımlara Garı,soba bacasına buharı,
Çocuğa da Uşah Derler bizde Gardaş.

Deniz yok bilmek yakamoz
Ekilmeyen tarlalara boz
Yavrusuz hayvana yoz
Sonbahara da Güz derler bizde Gardaş..

Biraza azıcığa ecük,Şubat ayına Gücük
Civcive cücük,nisan a Abrul
Manda ya da Kömüş derler bizde GardaŞ.

Çiviye mıh,ibriğe ırbıh
Tırmığa dırmuh,gociğe gocuh.
Hindiye culuh.
Özlemeye de Garipsedim derler bizde GardaŞ.

Sizin poaçaya gilik,piliçe ferik.
Keteye Gömbe,Geçen yıla bıldır.
Heralde yerine de Ellemki Derler GardaŞ.

Köyümün adı Kargın.
Yıldızdağına Çok yakın
Kimide diyorki asıl adı karkın.
Bizim köye de GARHIN derler Gardaş…

Murat AKPINAR

Daha Fazla
Edebiyat&Şiir

YAR’E ..YAR’E GITMEYEN MEKTUPLAR

YAR’E ..YAR’E GITMEYEN MEKTUPLAR

Sensiz kaldığım zaman sana yazdığım.
Defalarca okuyup tekrarladığım
Sana söyleyemediğim sözler vardı.
Adı,Adı da Yar’e gitmeyen Mektuplardı..

Bir nakış gibi işledim duygularımı
Beyaz sayfaların üstüne satır satır.
Her cümlesinde sana olan sevdamı anlatır.
Yar’e,Yar’e Gitmeyen MektuplaR..

Sanmaki yokluğumda beni unuttu.
Sanmaki gidip başka bir eli tuttu.
Tek tesellim oldu,beni onlar avuttu.
Yar e Gitmeyen MektuplaR..

Belki birgün alır sende okursun.
Bir gül gibi sakla,ne kırılsın nede solsun
Yalnızlığımdan buruk bir hatıra olsun.

Murat AKPINAR

Daha Fazla
Edebiyat&Şiir

BİR ÖLÜMÜN MEKTUBU

BİR ÖLÜMÜN MEKTUBU

Sardılar beni kat kat kefene 

başladı hicretim o sonsuzu aleme
Arkamda göz yaşı ve keder
Her canlı ölecek muhakkak kader

Koydular tabutumu Musalla taşına
Buyursun herkes cenaze namazına
Selâyı duyan gelmiş eş dost akraba
Ve kaldırdılar beni son kez başlara

Başladı Dönüşü olmayan yolculuk
önde imam Yürür arkamda kalabalık
Bir anda sessizlik vuku buldu alanda
Gencecik bedenimi koydular toprağa

Ayrılırken insanlar bir bir yanımdan
İki kişi geldi ziyaretime uzaktan
Dedi ne getirdin bize fani dünyadan
Cevap veremedim öylece kaldım o an

Başladı azap önce ateş dolusu çukur
Gözlerim ağma sonra kulağım sağır
Nefes alamıyorum çok dar bu yer
Nasıl bir azab ki insanlar kendi etini yer

Devasa çift kafalı yılan bekçi başımda
Isırıp sokuyor beni her vaktin başında
kabrime dolmuş kurtçuk böcek çıyan
Paylaşıyorlar bedenimi tazelendiği an önce

Zebâniler takımış boynuma kementi
Çekip koparıyorlar başı bedeni
Dünyada yoktur bu azabın dengi
Burası kabir ne fakir tanır ne zengini

Azap böyle geçiyor kabirde her an
Uyan Dünya’daki kardeşim uyan
Sesler duymaktayım acı feryâd figan
Kimisi irin kusuyor kimisi kan..!

Ali GENÇ

Daha Fazla
Edebiyat&Şiir

ÖKSÜZ KÖYÜM

ÖKSÜZ KÖYÜM
Baharda açar yoncalar
Gönül saçar goncalar
Nerdesiniz güzel sesli yiğit hocalar
Öksüz köyüm, yetim köyüm.

Baharda doğar körpe kuzular
Nerde o aksakallı hacılar
Kimse kalmamış terk etmiş diyarı bacılar
Öksüz köyüm, yetim köyüm.

Kimse gitmek istemezdi bu diyardan
Geçemezlerdi anadan yardan
Mecbur etti bizi devran
Öksüz köyüm, yetim köyüm.

Viran olmuş ata yurdu
Göç eyleyen sineye vurdu
Terk ettik ağlaya ağlaya yurdu
Öksüz köyüm, yetim köyüm.

Yiğitleri kispet giymez artık
Harmanında ot bitmez artık
Köyden gelin gitmez artık
Yetim köyüm, öksüz köyüm.

Bütün ata yurdunun fertlerine sevgi ve saygılarımla

Adem ÇİÇEK

Daha Fazla
Edebiyat&Şiir

BABAM

BABAM

Benim babam koca bir çınardı.

Evimizin direği, yüreğimizin efendisi.

Ne zaman bir söz söylesen hep çıkardı.

İki gözümün bebeği babam benim.

Mert, delikanlı babam benim.

***

Bunca zamandır görüşemedik,

Aklar düştü saçlarıma, yüzümde bir tebessüm.

Buram buram kokar tenin senin.

Az kaldı diye diye, bitmedi yollarım.

Musallaya taşınan babam benim.

***

Kimsenin hakkını çiğnemeyen.

Onurlu duruşlu babam benim.

Ciddi ve disiplinliydi.

Azmi ile ilmek ilmek işlerdi hayatı.

***

Bu Sivas’ın yolları kara kış.

İstanbul’dan çıktı şimdi bir otobüs.

Ruhumuza ayaz vurmuş.

***

Çınar ağacının dibinde toplandık.

Işık saçtı yer yana.

Nur olsun kabrin babam.

Allah senden razı olsun.

Ruhun şad olsun, inşallah.

Dert ortağımdın canım babam benim.

Isıtmak zor, ayaz tutmuş kayalar babam benim.

Halil KUŞ

 

Daha Fazla
Edebiyat&Şiir

YOLCU

YOLCU

Sarıyer minibüsüyle çıktık yıldızyelinden

Kar yağdı aşamadık çakmak belinden

Yürüye yürüye geldik Karkın yolundan

Ölümle kol kola geçti yolculuk

 

Cırıhta yorulmuştu kaldı soluk soluğa

Yağalan da gir dedim hemen altınoluğa

Çırçıra gelince güç yetmedi soğuğa

Ahıra girince bitti yolculuk

 

Osman acıktıydı yedi elmayı

Ağzından döküldü elmanın suyu

Bir umutla beklerken yıldızda soyu

Aldı umutları bizden yolculuk

 

Bir hışımla çıktık mahkeme tepesine

Fırtına esiyor ki kar doldurdu fesine

Yıldızlı Osman da geldi son nefesine

Ölümle son buldu bizim yolculuk

 

Ada burnuna geldik yıldızlı Osman öldü

Asker duran ağa da şaşırdı kaldı

Kara bıçak durana şamarı vurdu

Aklımı başımdan aldı yolculuk

 

Belimize kadar kara gömüldük

Nefesimiz kesildi sandık ki öldük

Ağılı ararken otluğu bulduk

Ağılı bulunca bitti yolculuk

 

Sabah oldu koyuncular geldiler

Ağılın içinde yolcuları buldular

Köyün adamlarına haber saldılar

Azrail’le kol kola geçti yolculuk

BÜNYAMİN ERÇOBAN

Daha Fazla
Edebiyat&Şiir

Bizim Köy

Bizim köy…

 

Sıkıldın mı bu hayattan,
Çekip gidek bizim köye.
Bıktın isen sızlanmaktan
Gel gidelim bizim köye.
****
Ararsan derde derman
Uyan daldığın rüyadan
Şifa bulur yiyen baldan
Kalk gidek bizim köye.
****
Şehirlerde kalan yandı
Tat vermiyor kışı, yazı,
Karkındır köyümün adı
Gel gidelim bizim köye.
****
Diyorlar bahar gelmiş
Kırlar şimdi çok şenmiş
Her yer 
çiçek bezenmiş
Hadi gidek bizim köye.
****
Bu yaş boşa dökülmez
Kök salmışım sökülmez
Bunca 
hasret çekilmez
Gel gidelim bizim köye.
****
Kaldık burda garip garip
Şu gurbet’e son verip
İstersen beni et takip
Gel gidelim bizim köye.
****
Muhtar ne işe yararsın
Neden bizi çağırmazsın
Yolları neden açmazsın
Gel gidelim bizim köye.
****
İçime dolar ince bir sızı
Efkarlı çal hüsnü sazı
Yine odada toplanmalı
Kalk gidelim bizim köye.
****
O köy bizim köyümüz
Oralarda kaldı özümüz
Hani nerede sözümüz
Hadi dönek köyümüze.
****
Yaman derki sarak yara
Kalmasın kimse darda
Kısmet olsa çıksak yola
Gel gidelim bizim köye

Mustafa YAMAN

Daha Fazla
Edebiyat&Şiir

TÜRK ŞİİRİ

TÜRK ŞİİRİ

Bir kısrak koşuyor çatlarcasına

Kopuzlar çalınır koparcasına

Çakal sürüsünün onlarcasına

Bozkurtla yürüyen Türk benim adım

 

Nice krallara Taç’ı giydirdim

Nice kiliseden haçı indirdim

Nice yüreklerde acı dindirdim

Gönülleri fetheden Türk benim adım

 

Boylarım içinde kutsaldır Doğu

Atilla geliyor elinde Tuğu

Titretti Avrupa’yı Türk’ün Başbuğu

Tanrının kırbacı Türk benim adım

 

Tarihim boyunca karşıydım puta

Gök tanrı yön verdi inandım Kut’a

Pusatlı Alplerim hep hazır kıta

Cihana hükmeden Türk benim adım

 

Yayıldım dünyaya yirmi dört boydan

Ne beyler çıkardım o kutlu toydan

Gücümü alırdım ok ile yaydan

Fatihler yetiren Türk benim adım

 

Alper Tunga olur takarım börkü

Soğuk olur bozkırım giyerim kürkü

Karacaoğlan gibi söylerim türkü

Dillere destanım Türk benim adım

 

Milletler içinde büyük kudrettim

Asırlarca cihanı ben yönettim

Düşmanın üstüne göğü titrettim

Tarihe yöne veren Türk benim adım

 

Korudum gözetledim hep nice alimleri

Medresede okuttum türlüce ilimleri

Gönüllerde dokudum en ince kilimleri

Gönüllere taht kuran Türk benim adım

BÜNYAMİN ERÇOBAN

 

Daha Fazla
  • 1
  • 2