Şeffaflık bu zamanın en önemli kavramlarından biri.

Şeffaflık neyin neden yapıldığını, hangi sonucun alındığını; bu sonucu almak için ne kadar kaynak harcandığını açıklamak demektir.

Bir insan ya da bir kurum kendine ne kadar güvenirse o kadar şeffaf davranır. Şeffaf davranan ise güven verir. Güven ve şeffaflık birbirini besler.

Bilginin saklandığı ortamlarda güven duygusu zedelenir. Herkesin bilmesi gereken bilgilerin gizli kalması insanların ilişkilerini de soğuklaştırır.

Bunun tersine bilgi paylaşıldığında ise samimiyet ve güven üzerine kurulu bir ortam kendiliğinden oluşur. Bilgilenmek insanları motive eder ve durumdan kendilerine vazife çıkarıp sorumluluk üstlenmelerine yol açar.

Bilgilendirme hem aşağıdan yukarıya doğru hem de yukarıdan aşağıya doğru olmalıdır. Bu akışı sağlamak için sadece niyet etmek yetmez aynı zamanda yönetimin bilgi paylaşımına imkan sağlayan sistemleri de kurması gerekir.

Ayrıca şeffaf davranmak bir liderin yönettiği insanlara değer verdiğinin en önemli göstergesidir. Çünkü insanlar bilgi verildiğinde kendilerini daha değerli hissederler.

Eski anlayışta tepe yöneticiler karar alırken kimseye danışma gereği duymazlardı. Oysa her kurumun her organizasyonun en ön saflarında çalışanlardaki bilgi birikimi her zaman çok fazladır. Üst yönetimin karar alırken mutlaka bu bilgi zenginliğinden faydalanması gerekir. Bunun için de en ön safta bulunanların alınacak kararlara katkı vermesinin yollarını açmak gerekir.

Katılım almak bir yöneticinin yönettiği kurumu ya da şirketi imece usulü yönetmesi değildir. Katılım alması yöneticinin sorumluluğu devretmesi anlamına da gelmez. Katılım alsa da almasa da kararın sorumluluğu elbette yöneticiye aittir. Ama katılım alan yöneticiler her zaman daha etkili daha isabetli kararlar alırlar.

Her zaman söylediğim gibi şirketler ve kurumlar demokrasiyle yönetilmez ama katılım sağlamadan yönetmek de büyük riskler içerir.

İletişim teknolojileri yazarı  Charlene Li, şeffaflık kültürü yaratmak için kurumların,

  • Sadece çalışanlarıyla ve yöneticileriyle değil, kurum dışındaki paydaşlarıyla da bilgi paylaşımına açık olmaları gerektiğini söyler.
  • Sadece sonuç odaklı değil, asıl ilişki odaklı olmaları gerektiğinin önemine işaret eder. Herkesin her şeyi açıklıkla sorup, yorum yapıp, çözüm arayabildiği bir ortam yaratmanın gerektiğini vurgular.

Bugün insanlar şirketlerin ya da hükümetlerin kusursuz kararlar almalarını beklemiyorlar. Tam tersine hata yapmalarına rağmen samimi ve gerçek olmayı başarmalarını bekliyorlar.

İnsanlar hatalarını dürüstçe kabul eden, açık ve tevazu sahibi liderlere daha çok güveniyorlar.

Şeffaflık pek çok kavramın hayata geçmesini tetikleyen kilit bir anlayıştır. Şeffaflık güveni ve katılımı sağladığı gibi dayanışmayı da besler.

Şeffaflığın hüküm sürdüğü yerde daha başarılı sonuçlar alınır ve yolsuzluklar azalır.

Bu zamanın ruhu şeffaflık ister.

Kaynak: Temel Aksoy